Kanserde bölgesel hipertermi üzerine son bilimsel çalışmalar

Bölgesel (lokal) hipertermi yöntemi ultrasonik dalga, mikrodalga, radyo frekans, endogenetik alan ve termal perfüzyon gibi hipertermi teknolojileri ile gerçekleştirilir.

Lokal hipertermi tümör dokularının ısı yükselme sınıflandırmalarına göre üç türde gruplandırılabilir:

1- Termoterapi: Isı uzun süreli olarak 42°C–46°C’ye kadar yükseltilerek tümör dokularında hücreye verilen zararın geri dönülemez şekilde oluşması sağlanır. Bu genellikle yardımcı tedavi olarak kullanılır.

2- Yüksek ısı tedavisi: Bu 46°C–70°C ısı uygulanarak tümör dokularında hücre ölümü ve pıhtılaşmaya yol açabilen, vücudun bağışıklık sistemini hareket geçiren ve bağışıklığı güçlendiren termoablasyon yöntemidir.

3-Termal rezeksiyon tedavisi: Bu yöntemde ısı 70°C’nin üzerine çıkartılır. Böylece tümör dokuları pıhtılaştırılarak veya karbonize edilerek (kömür haline getirilerek) yok edilebilir. Nekroz tümör dokusu tarafından salgılanan maddeler kana karışır ve şok sendromuna yol açabilir.

Bölgesel hipertermi çoğunlukla duktus arteriyozus termokoagülasyon ve duktus termal kemoterapi gibi hipertermi cihazlarıyla uygulanmaktadır. Lokal veya bölgesel hipertermi ile radyasyon kemoterapisinin birleşimine bağlı oluşan sinerjik hareket birçok gözlem ve onaydan geçmiştir.

Günümüzde malign (kötü huylu) tümörlerin tedavisinde lokal veya bölgesel hipertermi diğer tedavilerle birlikte kullanılmaktadır.

Alman Pediyatrik Onkoloji ve Hematoloji Derneği, ileri evre yumuşak doku sarkomu ve Ewing tümörü olan 34 hastayla (ortalama yaşları 11) bir çalışma yapmıştır. Bu çalışmada çocuk hastalara kemoterapi ile birlikte periferik elektromanyetik radyofrekans indüksiyon sistemi veya BSD sistemi ile derin bölgesel hipertermi verilmiştir. Sonuçta, lokal ileri evre 25 hastanın 12’sinde kanser tamamen yok olurken, 7 hastada gerilemiştir. Tümör kontrol süresi 7-64 ay arası olmuştur.

Malign plevral (göğüs zarı) ve periton (karın zarı) efüzyonu (su toplaması), ileri evre malign tümörlerin tedavisinde oluşan ciddi komplikasyonlardır. Su-elektrolit dengesizliği, dolaşım ve solunum bozukluğuna bağlı yaşam kaybı ile sonuçlanabilir. İngiliz Tıbbi Araştırma Kurulu ve Kanada Prenses Margaret Hastanesi’nin işbirliği ile yapılan beş karşılaştırma çalışmasında, hipertermi ile radyoterapinin birlikte uygulanması sonucu elde edilen tedavi etkileri araştırılmıştır. Meme kanseri tekrarlamış olan 148 hastaya uygulanan hiperterminin tümöre uygulanan ısının etkisiyle hastalığın gerilemesini sağladığı ve hastalıksız sağkalımda etkili olduğu görülmüştür. Buna göre, sıcaklık ne kadar artarsa; ısının etkisi, tamamen gerileme ve tamamen iyileşme oranı o kadar artmakta; hastalığın tekrarlama süresi o kadar geç olmakta; hastalıksız sağkalım süresi uzamaktadır.

Baş boyun kanseri olan (lenf bezi evresi: N2/N3) 41 hasta ile yapılan başka bir araştırmada radyoterapi ile birlikte hipertermi uygulamasının sonuçları değerlendirilmiştir. Hastalar iki gruba ayrılarak bir kısmına sadece radyoterapi verilirken bir kısmı hem radyoterapi hem de hipertermi ile tedavi edilmiştir. Sonuçta sadece radyoterapi ile tedavi gören hastalarda kanserin tamamen yok edilme oranı yaklaşık 41%, lokal tekrarlama oranı yaklaşık 24%, buna göre 5 yıllık sağkalım oranı da 0% olarak kaydedilmiştir. Buna karşın radyoterapi ile birlikte hipertermi uygulanan hastalarda kanserin tamamen yok edilme oranı yaklaşık 83%, lokal tekrarlama oranı yaklaşık 68%, buna göre 5 yıllık sağkalım oranı ise 53% olarak gözlenmiştir. Bu oranlar karşılaştırıldığında hiperterminin klasik tedavi yöntemini olumlu yönde desteklediği görülmüştür.